Korkulu Çocuklarla Oyun Terapisi

Bağlam Psikolojik Danışmanlık Merkezi Muğla Marmaris’de Uzman Psikolog & Pedagog ve Aile Danışmanı Bahar Erden'in “Korkulu Çocuklarla Oyun Terapisi” başlıklı yazısı

Korkulu Çocuklarla Oyun Terapisi
Korkular çocukluğun bir parçasıdır; hafif miktarda, yaşa özel ve geçicidir. Çocuklarda belli yaşarda belli korkular görülür ve bu korkular geçmiş öğrenme deneyimleri ile de ilişkili olabilir. Çocuk büyümeye başladıkça, korkuları çevrede varolan şeylerden daha az somut olan şeylere kayar. Bir bebek gürültüye veya bir yabancıya karşı tepki gösterirken, daha büyük bir çocuk canavarlar, kötü insanlar gibi hayali düşüncelere, olaylara veya objelere karşı korku geliştirebilir. Yaşa bağlı olan bu korkular sıklıkla geçici ve kısa sürelidir. Zamanla, çocuğun deneyimleri, bilişsel gelişimi ve gelişen kaynakları belli korkuların üstesinden gelmesine yardımcı olur.
Yabancılardan veya karanlıktan korkma gibi yaygın ve yaşa özel olan korkular çocuk büyüdükçe azalabilir. Bu tür korkular tedavi gerektirmez. Ancak çocuğun korkusu yaşına uygun olsa bile aşırı fazla, uzun süredir devam ediyor ve çocuğun işlevlerine engel oluyorsa klinik olarak önemli olabilir ve tedavi gerektirir. Örneğin yabancılardan korkan çocuk yakın ailesi dışında kimse ile etkileşime geçemiyorsa, korkusu okula gidememesine, öğretmenleri ile ve diğer öğrencilerle etkileşim içinde olamamasına neden oluyorsa mutlaka psikolojik destek gereken bir vakadır. 
Çocuğun yaşına uygun olarak klinik görüşme ve gözlem değerlendirmesi gerekir. Daha küçük çocuklar için değerlendirme gözlem yoluyla ve oyun esnasındaki etkileşimi ile yapılır. Oyun çocuğun korkuları hakkında çok kıymetli bilgiler verir. Örneğin bir vakada tuvaletini kaçıran bir çocuk elindeki oyuncak ayıyı tekrar tekrar tuvalete düşürüyordu ve sifonu çekiyordu. Tuvalet korkusunu doğrudan söyleyemese de oyun ile ortaya çıkartıyordu. Aile, çocuğun bu korkusunu farketmediği için terapiste de belirtmemişlerdi. Terapist oyunu gözlemledikçe çocuğun korkusu ortaya çıktı ve tedavi edildi.
Çocukların duygu ve düşüncelerini, ihtiyaç ve beklentilerini, yaşadıkları problemleri ifade etmelerinin, zihinsel ve fiziksel becerilerini sergilemelerinin en doğal ve kolay yoludur oyun. Oyun ve sanatsal faaliyetler onların iç dünyalarına, yaşadıkları problemleri algılama biçimlerine, kendilerini ve ailelerindeki önemli ilişkilerin asıl gördüklerine dair bir metafordur. Dolayısı ile çocuklarla çalışan terapistlerin mutlaka oyun terapisi eğitimi almış olması ve çalışma ortamlarında oyun odası olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çocukların kendilerini gerçekleştirebildikleri tek yer oyun ve oyun alanlarıdır.

Bahar Erden
Uzman Psikolog /Pedagog/ Evlilik ve Aile Danışmanı
Muğla-Marmaris
Gsm: 0530 640 29 70